www.copluciftligi.com - Hoşgeldiniz
KINIYORUZ Yazdır E-posta
Yazar Administrator   
Cuma, 10 Temmuz 2009 06:38

 

Çin,yüzyılın başında, işçi-köle çalıştırmayı keşfetti. Çok düşük aylık gelir ile, toplama kamplarını andıran yaşama koşulları ile, vatanlarından ve ailelerinden binlerce kilometre uzakta çalıştırılan yeni bir iş gücü geliştirdi. Hem Doğu Türkistan’da uyguladığı soykırıma bir yöntem daha buldu, hem de gelişen ekonomisine yeni bir lokomotif.

2003 yılından günümüze yüz binlerce Müslüman Türk genci, özellikle Uygur kızları mecburi olarak Çin’in iç kesimlerine götürülerek işçi-köle olarak kullanılıyor. Bu Doğu Türkistanlı gençler kendi milli kültür ve geleneklerinden uzaklaştırılırken, bir taraftan da Çin milliyetçiliği, yerel halkın baskıları ile karşı karşıya kalıyorlardı.

Yıllardır uygulanan bu insanlık dışı politikanın durdurulması ve yol açabileceği durumları Dünya Ülkeleri Sadece İzlemekle yetindi.

26 Haziran Cuma günü erken saatlerde, uygulanan bu insanlık dışı politika vahşete dönüştü. Guangdong eyaletinin Shaoguan şehrinde bir oyuncak fabrikasında Han Çinlileri ile Doğu Türkistanlılar arasında olaylar yaşandı. Mecburi işçi olarak çalıştırılan Müslüman Türk kızlara Çinlilerin sarkıntılık etmesi üzerine Uygur gençler olaya müdahale etmiştir. Bunun üzerine oyuncak fabrikasını basan binlerce Çinli, Doğu Türkistanlılara vahşice saldırmıştır. Çinli kaynaklar tarafından yayınlanan görüntüler insanın kanını donduracak niteliktedir.İzlemek için (http://www.eastturkistan.tv/)

Cuma, 10 Temmuz 2009 07:14 tarihinde güncellendi
 
Gönderen Ugur Makina Yazdır E-posta
Yazar Administrator   
Cuma, 26 Haziran 2009 05:43
Cuma, 26 Haziran 2009 05:45 tarihinde güncellendi
 
Regaib ve 3 aylar, ebedi olana rağbet edilecek zaman dilimleridir. Yazdır E-posta
Yazar Administrator   
Perşembe, 25 Haziran 2009 06:31

 

 

Andolsun size kendinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatlidir, merhametlidir." (Tevbe Sûresi, 128) Allah (cc) katında zamanların değerleri birbirine eşittir.

Ancak öyle zamanlar vardır ki, o zamanlarda öyle hadiseler olur ki, o vakte diğer zaman dilimlerinden daha üstün bir değer kazandırır. Receb ayının ilk cuma gecesine isabet eden Regâib Gecesi de bu müstesna zamanlardan biridir. Cuma geceleri böyle kıymetli vakitlerden biridir. Cuma ve Regaib gibi iki mübarek zaman dilimi bir araya gelince, bu gece daha da bir kıymet kazanıyor. Bu gece, yalvarış ve yakarışların Yüce Mevlâ'ya sunulduğu ve O'nun rahmetinden af istenildiği, umut, huzur ve müjde gecesidir. Allah Teâla'nın kullarına lütfunun çokluğu, kereminin bolluğu ve pek çok günahkarı bağışlaması sebebiyle bu geceye "Regaib Gecesi" adı verilmiştir. Bu gecenin bu değeri nereden kazandığı hususunda değişik rivayetler bulunmaktadır. Bunlardan biri; Hz. Amine validemizin böyle bir gecede Resulullah'a (sas) hamile olduğunu anladığıdır.

Sevgili Peygamberimiz (sas), Regaib Gecesi'nin içinde bulunduğu Recep ayında çok dua eder, namaz kılar, oruç tutar, iyiliklerin her çeşidini yapar, sadaka vermeye özen gösterirdi. Resulullah'ın (sas) Receb'in ilk perşembe gününü oruçla geçirdiği ve cuma gecesinde,

 
Orda bir köy var, uzakta! Yazdır E-posta
Yazar Administrator   
Pazartesi, 15 Haziran 2009 18:21

Bahar geldi, tabiatla birlikte bütün duygular depreşti. Yeşilin tonlarını seyretmeye doyamadığımız bir mevsimdeyiz. Baharla umutlar tazeleniyor, yaşama sevinci kaplıyor insanın içini...

Her baharda tabiatın dirilişi insanı heyecanlandırıyor. Dışa, çevreye, tabiata açılması için sanki insan tahrik ediliyor. Özellikle de köyde doğmuş, büyümüş veya köyle bağlantısını koparmamış olanlar, baharın ne anlama geldiğini daha bir başka hissediyorlardır bugünlerde...

Bahar, bütün canlıları yuvalarından dışarı çıkarıyor. Ortak bir yaşam alanı oluşturuyor onlara...

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 Sonraki > Son >>

Sayfa 7 - 9